İtalyan cerrah Domenico Antonio Rigoni-Stern, 1842’deki bir tıp kongresinde, Verona’daki kanser kayıtlarını inceleyerek ulaştığı şu gözlemini sundu: Rahim ağzı kanseri cinsel ilişkiyle ilgilidir, bu yüzden evli kadınlarda ve dullarda rahibelere ve bakirelere göre daha yaygındır.
Ama onun gözleminin nedensel kanıtını görmek için yaklaşık 130 yıl beklemek gerekti. Alman virolog Harald zur Hausen, 1970’lerde başlayan araştırmalarıyla, cinsel yolla bulaşıp rahim ağzı kanserine neden olan şeyin insan papilloma virüsleri (HPV: Human Papilloma Virus) olduğunu keşfetti. Kendisine bu çalışmaları nedeniyle 2008 yılında Nobel Tıp Ödülü verildi.
Rahim ağzı (serviks) kanseri dünyada kadınlar arasında en sık olarak görülen ikinci kanserdir ve her yıl yaklaşık 275.000 ölüme neden olur. Nedeni, yukarıda da söylediğim gibi HPV, daha net konuşursam, bu virüslerin özellikle iki tipi, HPV-16 ve HPV-18’dir.
HPV’nin bugün bilinen yaklaşık 200 tipi vardır. Bunlardan biri de ilk olarak 1981’de tanımlanan HPV-7’dir. İlk kez kopyalanması ise 1986’da bir kasabın el siğillerinden olmuştur. Bu yüzden HPV-7’nin neden olduğu siğiller kasap siğili olarak adlandırılır.
Aslında, tüm siğiller HPV tiplerinden kaynaklanır ama her HPV tipi siğile neden olmaz. Öte yandan kasap siğilleri asıl olarak ellerde ortaya çıkmasına rağmen ellerde ortaya çıkan olağan siğiller HPV-7 ile ilgili değildir.
Konuyla mesleki olarak ilgilenmeyen kişiler için, kasap siğillerinin nedeni konusunda ilk akla gelen şey, hayvanlarda bulunan HPV-7’nin et işleme sırasında insanlara bulaştığı olabilir. Papilloma virüsleri (PV) insan dışında, maymun, sığır, at, geyik, tavşan, koyun, fare, köpek ve kuş gibi hayvanlarda da bulunur. Hayvanlardaki türlerinin bilinen 80 tipi vardır. Ama papilloma virüsleri türe özgüdür, yani köpekten kediye, insandan sığıra ya da attan insana geçmez. Demek ki ilişkiyi başka yerlerde aramak gerekmektedir.
Ete temas eden çalışanlarda kasap siğili görülme sıklığı etmeyenlere göre önemli ölçüde yüksektir. Asıl olarak sığır, kuzu ve domuz eti işleyen işçilerde görülmüşse de balık ve kümes hayvanı etlerini işleyen işçilerde de bildirilmiştir. Özellikle taze et ile uğraşanlarda ortaya çıktığı gözlemlenmiştir.
Siğillerin büyük çoğunluğunun el sırtında değil avuçta ortaya çıkmaktadır. Hayvan sıvılarına temasın avuç derisini inceltip hassaslaştırdığı ve böylece bulaşmanın kolaylaştığı ileri sürülmüştür. Öte yandan, nemli ve kesiklere neden olan çalışma ortamının avuçlarda siğil çıkmasına neden olduğu düşünülmüş ancak benzer koşullarda çalışan tesisatçılarda HPV-7’ye rastlanmadığı, daha nemli olan mezbahalarda ise HPV-7 sıklığının kasaplar ile aynı olduğu görülmüştür.
HPV-7’nin etle taşındığı ve temas ile bulaştığı, koruyucu eldiven ve iş aletleriyle bulaştığı ileri sürülmüştür. Ancak kişiden kişiye bulaşma ile ortaya çıksaydı, vakaların, siğili olan işçiyle aynı bölümde çalışan diğer işçilerde de olması, ama kaynak bir kişinin olmadığı diğer bölümlerde ortaya çıkmaması beklenirken, bunun gerçekleşmediği, et ile temas eden tüm bölümlerde kasap siğilinin benzer oranlarda ortaya çıktığı bildirilmiştir.
Ayrıca, sigara ve alkol kullananların kullanmayanlara oranla daha riskli olduğuna dair bir veriye de rastlanamamıştır.
Bulaşma ile ilgili varsayımların kanıtlarla yeterince desteklenmemesi, başka bir varsayımı öne çıkarmıştır. Buna göre, HPV-7 sağlıklı kişilerde hasta yapmaksızın bulunur ama hayvan etindeki bazı maddeler kişinin bağışıklık sistemini kötüleştirerek ya da virüsün çoğalmasına neden olarak siğili ortaya çıkarır.
Bir zamanlar rahim ağzı kanserinin cinsel ilişkiyle ilgili olduğunu bilmek ama nedenini kanıtlayamamak gibi, bugün kasap siğillerinin et ile olan mesleki ilişkiyle ilgili olduğunu biliyoruz ama nedenini henüz kanıtlayamıyoruz.
Kim bilir, belki bunun için de bir 130 yıl geçmesi gerekecektir..
