Köpeklerden insanlara bulaşan mikroplar basit deri enfeksiyonlarından çok ciddi hastalıklara kadar çeşitli sağlık sorunlarına neden olabilir. Bunlar arasında kuduz, bağırsak kurtları, kene kaynaklı hastalıklar, saçkıran, uyuz, bruselloz, leptospiroz, alerjik rahatsızlıklar ve bazı ciddi ishal yapan hastalıklar sayılabilir.
Bu hastalıkların çoğu köpek ısırığı ile insanlara bulaşır. Köpek tırmalaması, köpek dışkısı ve köpek sıvılarına (salya, idrar, vb) temas da bulaşma yollarındandır.
Elbette bu sağlık sorunlarına ısırıkların neden olabileceği kırıklar ile köpek saldırısı nedeniyle insanda ortaya çıkan ruhsal travma da eklenmelidir.
Çalışanların köpeklere teması ise bir kaç yolla olmaktadır.
İşi köpeklerle ilgili olan çalışanlar: Bunlar arasında veterinerler ve ilgili çalışanlar, köpek bakıcıları ve gezdiricileri, köpek barınağı çalışanları, sokak hayvanlarıyla ilgilenen kamu görevlileri, köpek eğitmenleri, köpek yetiştiricileri, köpekleri görevlerde kullanan güvenlik görevlileri ya da arama-kurtarma çalışanları, köpekler üzerinde bilimsel çalışmalar yapanlar, çiftlik çalışanları, çobanlar sayılabilir.
İşyeri nedeniyle köpeklere temas eden çalışanlar: Bunlar arasında güvenlik amacıyla köpek besleyen işyerlerinde, çalışanların evcil hayvanlarını işe getirmesine izin veren işyerlerinde ya da sokak köpeklerinin yetersiz önlemler nedeniyle içeri girebildiği işyerlerinde çalışanlar sayılabilir.
İşyeri dışında çalışırken ev köpeklerinin ya da sokak köpeklerinin saldırısına açık olanlar: Bunlar arasında kuryeler, postacılar, sayaç okuyanlar, emlakçılar, 112 ya da polis gibi kamu görevlileri sayılabilir.
İşyeri dışında köpekler nedeniyle taşıt aracı kazası geçirme ihtimali olanlar: Görevi nedeniyle araç kullanan çalışanlar ile işçi servislerinde taşınanlar, araç bir köpeğe çarpmamak ya da çarptığı için kontrolü kaybedip ciddi kazalar geçirebilirler.
Kolayca görüleceği gibi, çalışanların köpeklerle teması önemli ölçüde bir mesleki sağlık ve güvenlik konusudur. Bu yüzden temel İSG önlemleri ve eğitimle köpeklerden kaynaklı meslek hastalıkları ve iş kazaları riski önemli ölçüde önlenebilir.
Ancak sokak köpekleri kaynaklı riskleri önlemek için yalnızca iş sağlığı ve güvenliği önlemleri yetersiz kalacaktır. Çünkü kesin bir veri olmamasına rağmen ülkemizde 2 ile 4 milyon arasında sokak köpeği olduğu düşünülmektedir. Bu kadar yaygın bir tehlike kaynağı ile kolayca karşılaşılacağı malumdur ve sorunun asıl çözümü iş sağlığı ve güvenliği alanının dışındadır.
Salt İSG bakış açısından yaklaşırsak, sokak köpeklerinin sayısının azalması bunlardan kaynaklı riskleri de azaltacak, hatta sokak köpeklerinin tamamı bir gün içinde uyutulduğunda, yani itlaf edildiğinde, yani öldürüldüğünde ertesi gün sokak köpeklerinden kaynaklı bir İSG sorunu kalmayacaktır
Ama ben aynı zamanda bir köpek severim. Bu yüzden konunun çözümü ile ilgili görüşlerimi bir de bu bakış açısı ile ifade etmek istiyorum. Ama baştan söyleyeyim, bunlar objektif olmaya çalışan bir köpek severin sözleridir.
Bence asıl sorun sahipsiz köpek diye bir gerçeğin olmasından kaynaklanıyor. Eğer bu olmasaydı, doğal olarak sokak köpeği diye bir gerçek de, dolayısıyla böyle bir ifade de olmayacaktı. Demek ki asıl sorunun çözümü bu köpeklerin sahipsizliğinin ve sahipsiz bu köpeklerin sayısının bu kadar fazla olmasının nedenlerini anlamaktan geçmektedir.
Kişisel gözlemlerime göre, bunun en büyük nedenleri geçmişten kalan sokak köpeği nüfusu, köpeklerin sahiplerince sokağa terk edilmesi ve köpeklerin hızla ve çokça üreyen bir hayvan olmasıdır.
Yani sadece yaygın kısırlaştırma çalışmaları yapılması ve sokağa terk etmeyle ilgili ciddi cezalar uygulanması bile sokak köpeklerinin artış hızını önce durduracak ve zaman içinde köpeklerin eceliyle ölmesiyle de sokak köpeği nüfusu azalacaktır. Bu süreyi beklerken de insanların ve köpeklerin kendi sağlığı için itlaf edilmesi gerekenlerin (örneğin kuduz olanların vb.) itlafı, ihtiyacı olanların bakımı, köpek sahiplendirmenin teşvik edilmesi, barınakların sayısının ve niteliğinin iyileştirilmesi, gerekirse bölgesel seyreltmeler (nüfus kaydırmalar) yapılması gibi önlemlerle de kısa ve orta vadeli çözümler üretilebilir.
Böylece, öngörülebilir bir zaman sonunda sokak köpeklerinin olmadığı çünkü hiçbir köpeğin sahipsiz olmadığı bir topluma ulaşırız. Sokak köpeklerinden kaynaklı iş sağlığı ve güvenliği sorunları da hem bu sırada hem de sonuçta çözülmüş olur.
Bu yüzden, asıl hedefi bu olan bir program, güncel sorunları da gözeterek, konuyla ilgili tüm tarafların görüşü alınarak, somut aşamalar ve hedeflerle oluşturulmalı, uygulanmalı ve denetlenmelidir.
İnsana da köpeğe de yakışan budur.
